Geçmişe Damga Vuran 5 Korsan

Geçmişe Damga Vuran 5 Korsan

Hepinize merhaba arkadaşlar, Sonsuz Bilgi Paylaşımı sitemize hoş geldiniz. Bu yazıya gelme sebebinizin geçmişe damga vuran 5 korsanın kimler olduğunu bilmek istemeniz olduğunu düşünmekteyim. Sizleri sıkmadan dilerseniz Yazımıza geçelim. İyi Okumalar.


Thomas Tew

Bu korsan, İngiltere'de doğmuştur. Fakir bir anne ve babanın evladı olduğundan, hayatını değiştirmek için derin düşüncelere kapılmış ve bu düşüncelerden sonra kendini denizlere adamaya karar vermiştir. İlk zamanlarda bir parmağın tırnağını geçmeyecek cinsten küçük bir mürettebata sahipken, Osmanlı yönetimindeki Kızıl denizde gözüne kestirdiği 300 kişilik mürettebata sahip bir Hint ticaret gemisini ele geçirmeyi başarmıştı. Bu gerçekleştirdiği olay ile Tarihe damga vuran Thomas Tew'i o dönemde tanımayan bir denizci bile kalmamıştı. Sonralarda, bir gün yine Kızıl denizde bir Müslüman ticaret gemisini gözüne kestirmişti. Biz bu gemiyi kesin ele geçiririz mantığıyla girdiği çatışmada hayatını kaybetmiştir. Bundan dolayı, mürettebatı da teslim olmuş ve bir devrin sonu gelmiştir.


Edward Teach, Nam-ı Değer Karasakal

Karasakal, korsanların altın dönemi olarak tarihlerde geçen bir yılda doğmuştur. Yönettiği ünlü gemisi (Queen Anne Revenge) ve korsanlığı zamanında Karayiplerde işlevini sürdürmesiyle bilinmekteydi. Bazı yerlerde bu korsandan bahsedilirken kafası dumanlı deniz şeytanı diye bahsedilir çünkü, acıma ve merhamet diye bir duygu, bu korsanda hiç olmamıştır. Onu savaşlarda görenlerin dediğine göre de korkunç bir yapısı vardı ve adeta şeytana benzemekteydi. Bu kadar korkunçtu, merhametsizdi, acımasızdı ama herhangi bir adam öldürmeye dair resmi bir kaydı bulunmamaktaydı. Kısacası sicili temiz gözükmekteydi diyebiliriz. Efsanelere göre bu korsanın ölümü kelle avcılarından kaynaklı olmuştur. 


Edward England

internete, kibarlıktan ölen korsan diye yazıldığında da çıkmakta olan bu korsanın hikayesi çok gariptir. İyi niyetiyle bilinen Edward England, diğer korsanların aksine Rom içkisi yerine bir bardak çayı tercih eder, rehine aldığı esirleri de onlar saldırmadan öldürmezdi. Bir gün ele geçirilen bir İspanyol gemisindeki esirleri öldürmek istememesi nedeniyle tayfasında bir isyan baş göstermişti. Sonrasında Edward gemiden sürülmüş ve tabiri caizse don atlet bir biçimde Madagaskar'a gönderilmiştir. Hayatının son dönemini dilenerek geçirmiş ve sonrasında hayatını kaybetmiştir. 


Oruç Reis

Denizlerin babası olarak da tarihte geçmektedir. Barbaros Hayrettin Paşanın abisi olan bu Osmanlı korsanı da kardeşi gibi Midilli adasında doğmuştur. Eğitim hayatı da Bir hayli güzel geçmiş ve çok sayıda dil öğrenmiştir. Eğitiminden sonra ise, denizcilik tutkusuyla bir gemi almış ve yük taşımacılığı yapmıştır. Bir gün seferdeyken karşısına ansızın bir Rodos Şövalyesi gemisi çıkınca esir düştü ve yanında götürdüğü kardeşi İlyas da hayatını kaybetti. Sonrasında hapishaneden kurtulmayı başardı ve önce Memlük, sonrasında da Osmanlı donanmasında görev aldı. Kısa bir sürede Osmanlının güvenini kazanan Oruç Reise, şehzade korkut tarafından 24 adet gemi bahşedildi ve bununla birlikte Osmanlı Devletini tehdit eden korsanların çoğuna baskın düzenleyerek birçok kişiyi ve gemiyi esir aldı. Diğer devletlere yaptığı yardımla da Baba Oruç olarak tarihe geçti. İspanyollarla çıkan bir deniz harbinden sonra ise hayatını kaybetti.


Kızıl Sakal, Barbaros Hayrettin Paşa

Bu Korsan, tarihin gelmiş geçmiş en büyük korsanlarından biridir. Zaten tarih kitaplarında çoğu yerde adı geçtiği için bilmeyeniniz yoktur diye düşünüyorum. Barbaros Hayrettin Paşanın diğer korsanların aksine kendi devleti ve kendi filosu bulunmaktaydı. Namı, yaptığı seferlerden sonra o kadar çok yayılmıştı ki Avrupa devletleri Barbaros Hayrettin Paşaya Barba Rossa (kızıl sakal) demekteydi. Abisi Oruç Reis ile akdenizde O kadar çok vurgun yaptılar ki toprağa toprak, paraya para demiyorlardı adeta. Sonrasında Osmanlı donanmasıyla birleştiler. Bu birleşmeden sonra da Osmanlı çok güçlendi ve Akdeniz adeta Türk gölü haline geldi. Ölümünden kısa bir süre öncesine kadar denizi bırakmış ve tershane işletmeye başlamıştı. 5 Temmuz 1646 yılında da bir hastalık sonucu hayatını kaybetmiştir.


Evet arkadaşlar bu yazımızın sonuna geldik. umarım sizlere faydası olmuştur. İsteğinize göre başka korsanlar da araştırılıp listeye koyulacaktır. Dilerseniz diğer makalelerimize de buradan göz atabilirsiniz. Bir sonraki yazılarımızda görüşünceye dek sağlıkla kalın.

Yorumlar